Akademide Ruhun Yeniden İnşası

dvidjnuwkaipbafHayatın hemen her alanının etki alanına girdiği neoliberalizm, tarihsel olarak ekonomi-dışı alanları da ekonomik üretkenlik, verimlilik gibi kıstaslar doğrultusunda yeniden yaratıyor. Bu dönüşümden elbette akademi de nasibini alıyor. Geçtiğimiz günlerce Türkçede yayınlanan Wendy Brown‘ın Halkın Çözülüşü: Neoliberalizmin Sinsi Devrimi kitabı, bu siyasal aklın hayatın farklı unsurlarını nasıl tahrip ettiğini etkileyici bir şekilde inceliyor. Elbette Wendy Brown’ın incelikli analizinin odak noktalarından biri de eğitim ve yüksek öğretim.

Neoliberal projenin akademik alandaki görünümlerine ilişkin Wendy Brown’a kulak verelim:

Son yirmi-otuz yılda Avrupa ve Kuzey Amerika üniversitelerinin kökten dönüştürülüp yeniden değerlendirildiği yeni bir haber değil. Üniversite harçlarının artması, devlet desteğinin azalması, kar amaçlı ve internet üstünden eğitimin yükselişe geçmesi, “diploma” yerine “yeterlik” gözeten işletme kültürünün büyümesi ve şirket kökenli “en iyi pratikler” yoluyla üniversitelerin yeniden inşası, daha otuz yıl öncesinin fildişi kulesini anakronistik ve masraflı bir şey, adeta şımarıklık haline getirdi. Britanya’da kamu kurumlarının çoğu yarı özelleştirilip, geri kalan devlet finansmanı da bilgiyi “etki”ye göre tartan bir dizi akademik üretkenlik ölçütüne bağlanırken, ABD’de dönüşümün simgesi biraz farklı oldu – kitle kaynak kullanımına yakın düşen daha gayriresmi derecelendirme sistemlerinin çoğalışı. Üniversite kalitesinin (bağışlar kadar aday havuzunun çap ve boyutuna da fazlasıyla bağlı olduğu ölçüde kendileri de tartışmalı olan) daha eski ölçütleri yerlerini hızla “paranızın karşılığını en iyi nasıl alırsınız” türünden bir sürü yeni derecelendirmeye bırakır oldu.

Üniversiteler için puan sistemi, açıktan beyan edilen masraf sınırlandırma meselesinin çok ötesine uzanan dallı budaklı sonuçlar doğuracak; eğitimin genel gereklerinin yoğunlaştırılmasını ve diploma için greken sürenin kısaltılmasını teşvik edecek, hem liberal sanatların (liberal arts) hem de tarihsel açıdan dezavantajlı grupların üniversiteye alınması pratiğinden geriye ne kaldıysa yok edecek ve daha genel düzeyde, üniversite mezunlarından beklenen mktesebatın pedagojisini, yolları ve standartlarını yeniden oluşturacaktır. Uzun lafın kısası, bu yeni ölçüm sistemleri yükseköğretimde meydana gelen bir devrimin hem işareti hem de itici gücüdür. Bir zamanlar zeki, düşünen seçkinler oluşturmakla ve kültürün yeniden üretimiyle, daha yakınlarda ise fırsat eşitliği ilkesinin uygulanması ve kapsamlı eğitim almış bir yurttaş grubunun oluşturulmasıyla meşgul olan yükseköğretim, bugün insan sermayesi üretirken, klasik hümanist değerleri tepetaklak etmektedir.


Wendy Brown (2018) Halkın Çözülüşü: Neoliberalizmin Sinsi Devrimi, İstanbul: Metis.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s