İyi bir akademik sunum için tavsiyeler

Akademik bilgi üretimi işbirliği ve fikir alışverişi içerisinde gelişen bir sürecin sonucunda oluşuyor. Bu alışveriş için en elverişli ortam konferans sunumlarında kuruluyor. Ancak, etkin bir fikir alışverişi için dinleyicilere iyi bir sunum yapmak olmazsa olmaz; derdinizi dinleyicilere iyi bir şekilde aktarmalısınız ki, karşılığında yapıcı eleştiriler alabilesiniz. Bunun için, en yararlı tavsiyeleri derledik.

  1. İyi yapılandırılmış bir sunum

Dinleyicilerinizin size yanıt verebilmesi için sizi iyi anlamış olmaları şart. Bu yüzden iyi yapılandırılmış bir sunum hazırlamış olmalısınız. Kolay anlaşılır olmalısınız ki, insanlar derdinizi anlasınlar ve varsa çekincelerini dile getirsinler.

Sunumunuzu iyi yapılandırmanın altın kuralı, sunumunuzun girişinde onlara ne anlatacağınızı açıkça ortaya koymak, onlara bunu anlatmak ve son olarak da onlara ne anlattığınızı açıklamak.

Giriş ve sonuçta savunulan fikirlerin ana hatlarıyla özetlenmediği bir sunumu dinleyicilerin de sindirmesi hiç kolay olmayacaktır.

2. Okumak mı, konuşmak mı?

Bazı araştırmacılar sunumlarını önceden hazırladıkları bir metni okuyarak gerçekleştirir. Bazıları da hiçbir konuşma hazırlamadan çıkıp konuşma yapmayı tercih eder. İkisinin de iyi bir yöntem olmayabileceğini söyleyerek başlayalım.

Okumak akademik sunumu monotonlaştırır. En nihayetinde, yazılı bir metin okunarak aktarıldığında, konuşma doğallığından uzaklaşmak an meselesidir. Doğal bir konuşma biçiminde olmayan bir metni dinleyerek takip etmek de çok güç olur. Ayrıca, dinleyicilerle göz teması kurmanız bu yöntemde neredeyse imkansızdır. Bu nedenlerle, dinleyicilerin dikkatle takip edemedikleri bir sunum türüdürler.

Konuşma yaparken de, hafızanıza çok fazla güvenirseniz büyük riskler almış olursunuz. Sunumunuzu iyi bir biçimde yapılandırmış olsanız dahi, sunum esnasında taslağınızı iyi bir biçimde hatırlayamazsanız, dağınık ve kötü yapılandırılmış bir sunum yapmanız kaçınılmazdır. Hele bir de heyecanlandığınız durumlarda, hepten dikkat dağıtıcı bir sunum yapmanız söz konusu olabilir. Bu durumda da, dinleyicilerinize iyi hazırlanmadığınız bir izlenim vermiş olursunuz.

Bunun yerine, konuşma doğallığından uzaklaşmadan, ama elinizde yapacağınız konuşmanın içeriğinin yazılı haliyle dinleyicilerin karşısına çıkmanız önerilir. Elinizdeki metni asla okuyor olmazsınız, dinleyicilerinize göz teması kurarak metninizi açıklarsınız. Ama her ihtiyaç duyduğunuzda elinizdeki notlara baktığınızda, 1. kuralı ihlal etmeyen bir konuşma yapmayı başarırsınız. Dinleyiciler de hazırlıklı olduğunuzu hem sizi dinleyerek hem de izleyerek anlayacaklardır.

3. Görsel kullanımı

Anlattıklarınızın içeriği ne olursa olsun, görsel materyallerden destek almak dinleyici dostu bir sunumun olmazsa olmazlarındandır. Bazen bir fotoğraf, bazen tablolar ve grafikler. Bunlar mevcut değilse bile, sunumunuzun taslağını metin olarak Powerpoint ya da Prezi sunumlarıyla paylaşmalısınız.

Ancak, bu türden görsel kullanımının anlattıklarınızı statikleştirdiğini, basitleştirdiğini ve sloganlaştırdığını da aklınızda tutmalısınız. Dolayısıyla, kullandığınız materyaller sadece yardımcı materyaller olmalı.

Slaytlarınızda metin kullanacaksanız da, kısa cümleler ve başlıklar şeklinde yer vermelisiniz. Dinleyicilerinizin slaytlarınızı okumaya kalktığında artık size kulak veremez hale geleceğini unutmayın.

4. Soru almak önemlidir

Dinleyicilerinizden soru aldıysanız bunu mutlaka başarı hanenize yazmalısınız. Sizi dinlemiş, üzerine düşünmüş, bir şeyleri merak etmiş olduklarının göstergesidir. Dolayısıyla, soru almış olmanız iyi anlatamadığınızın göstergesi asla değildir.

Gelen sorulara her zaman mükemmel cevaplar veremeyebilirsiniz. Üzerinde düşünmeye ihtiyaç duyuyor olabilirsiniz. Bunu açıkça dile getirmekten çekinmeyin. Bu sizin yetersiz olduğunuz anlamına gelmez. Hatta, soru sahibini bu konu hakkında konferans sonrası tartışmaya davet edebilirsiniz.

5. Her zaman geçerli tavsiye diye bir şey yoktur!

Burada ve başka yerlerde mutlaka uymanız gereken tavsiyelerle karşılaşıyor olabilirsiniz. Ama her zaman geçerli bir tavsiye diye bir şey yoktur. Araştırmacının anlatacağı konunun içeriğine, dinleyicinin özelliklerine ve araştırmacının deneyimine bağlı olarak buradaki tavsiyeler geçersiz kalabilir, ya da yeni tavsiyeler eklenebilir.

Örneğin, anadiliniz dışında bir dilde sunum yapacaksanız okumaya meyleden bir konuşma gerçekleştirebilirsiniz. Dinleyicileriniz de sizi bu konuda anlayacaklardır. Ama, bu türden gerekçelerle doğal bir konuşma yapmak konusunda kendinizi yetersiz hissediyorsanız dahi, dinleyicilerinizle her fırsatta göz teması kurmayı ihmal etmemelisiniz.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s