ORCID akademik kimlik belirleyici

2012 yılında kar amacı gütmeyen bir organizasyonun çatısı altında kurulan sistem hızla yaygınlaşmaya devam ediyor. Özellikle Avrupa’da ciddi bir kullanım yaygınlığına erişti; kullanıcıların çoğunluğu Avrupalı araştırmacılardan oluşuyor. Peki nedir bu ORCID? Academia, Researchgate, Mendeley gibi akademiklere mahsus sosyal ağ sitelerine bir yenisi mi ekleniyor? Hiç değil…

ORCID, kendi mottosuyla harikulade bir biçimde özetlediği üzere, araştırmacılarla araştırmalarını eşleştirmeye yarayan bir dijital kimlik belirleyici. Her bir araştırmacıya bir kimlik numarası tanımlayarak yaptığı çalışmaları, eğitim aldığı kurumları ve geçmişteki/şimdiki akademik pozisyonlarını listelemesine olanak tanıyor. Üstelik, Scopus gibi sistemlerden otomatik olarak yayınları çekmek bu süreci inanılmaz şekilde hızlandırıyor. Burada yapılan işin ana fikri dijital akademik kimlik yaratmak. Kullanıcılar da bu profillerini terfi ve teşvik almak için, eğitim ya da burs başvurularında, ya da açık bir akademik pozisyona başvururken ibraz ediyorlar. Elbette tüm bunlar için hiçbir ücret ödenmiyor.

orcid-overview-why-your-lifelong-identifier-is-important-in-the-digital-age-miyairi-8-638Peki ORCID profilleri neden gerekli? Bu sorunun birden fazla yanıtı var. En önemlisi, bir yayının yazarının kimliğinin sadece adı ve soyadıyla belirlenmesi her zaman ayırt edici olmayabilir. Pek çoğu için isim benzerlikleri büyük sorun. Özellikle Asya ülkelerinde. Kore’deki insanların yarısının soyadı Kim, Lee ya da Park. Çin’de nüfusun %80’i en yaygın 100 soyadını taşıyor. Bizdeki Öztürk’leri, Yılmaz’ları da bu listeye ekleyebiliriz. Bu nedenle, birinin isminizi Google Scholar’da arattığında karşılaşabileceği sıkıntıları alt edebilmek için, ilgili kişilere tek seferde ORCID numaranızı vermeniz mümkün oluyor.

İkinci mesele isim değişiklikleri. Evlilik ya da boşanma sonrası adınıza eklenen/çıkarılan isimlerin yaratabileceği olası karışıklıklara karşın ORCID kimliği çok kullanışlı oluyor.

Üçüncü konu da farklı alfabeleri kullanan dillerde yayınları ayırt etme meselesi. Yine Asyada ya da Arapça yayın yapan akademiklerin imdadına yetişiyor ORCID.

“Üç sorun da benim için geçerli değil, öyleyse ORCID’e ihtiyacım yok!” diyorsanız, o kadar emin konuşmayın. En büyük akademik yayın kuruluşları birer birer ORCID’e desteklerini açıklıyorlar ve üye oluyorlar. Kendi yayın sistemlerini bu kimlik belirleme sistemine uyarlıyorlar ve yazarları, editörleri ya da hakemleri olabilmek için bir ORCID hesabı sahibi olma gerekliliğini getiriyorlar. Bu kuruluşlara çok yakın zamanda Wiley eklendi. Taylor & Francis zaten sürecin en başından itibaren ORCID’in destekçisi ve finansörlerinden biriydi.

Kısacası; muhtemelen birkaç yıla kadar büyük akademik yayıncıların dergilerine bir makale göndermek için ORCID hesabının olması koşullardan biri olacak. Öyleyse bir gün herkes ORCID’li olacak!

Türkiye’deyse ORCID’in tanınırlığının dahi olduğunu sanmıyorum. Yavaş yavaş duyuluyor, biliniyor, üye olunuyor. Ama ORCID’in bloğunda, üye sayısının en hızlı arttığı ülkeler arasında Türkiye’nin de sayıldığını not edelim.

Reklamlar

ORCID akademik kimlik belirleyici” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s